ÇOCUKLARINIZ SİZİN ÇOCUKLARINIZ DEĞİL...
ONLAR KENDİ YOLUNU İZLEYEN HAYAT'IN OĞULLARI VE KIZLARI...
SİZİN ARACILIĞINIZLA GELDİLER AMA SİZDEN GELMEDİLER...
VE SİZİNLE BİRLİKTE OLSALARDA SİZİN DEĞİLLER..

HALİL CİBRAN

30 Aralık 2012 Pazar

Yeni Yıl Dileklerim...


Yeni yıla saatler kala, kutlamak istedim yeni yılınızı.
Umarım herkes için 2013 unutulmaz bir yıl olur, önce sağlıkla,huzur ve mutlulukla...
Sonra başarı ve bol hayırlı kazançlar getirsin her anlamda...

Ülkemde huzursuzluklar son olsun tabii adalette yerin bulsun.
Yeni Yılınız Kutlu Olsun...



* Mum sevgili öğretmenimizin hediyesi,süsleme okulda yapılmış.El emeği göz nuru...

28 Aralık 2012 Cuma

Dr.Beckmann Renk Koruyucu Mendil ile Beyazlar Renkliler El Ele

Benim için hep dert, muhakkak yanlışlıkla beyazların arasına ya renkli bir çorap giriyor ya da koyu renk bir atlet, çamaşır. E sonunda ne oluyor, eskiden kar beyaz olan tişört pembeye  ya da griye dönmüş, giyilemeyecek hale gelmiş. Metropolde yaşamanın zorluğu da zaman sıkıntısı. Bekleyeceksin ki beyazlar çoğalsın, makine dolsun öyle çalışsın. Yoksa önce renklileri mi atsam ama 3 parça için de makine mi çalışır. Çamaşır sepetini dök banyoya, otur çamaşırları ayıkla. E bir de yarın sabah giymek istediğim lacivert gömleğim hemen yıkansın istiyorum. Günün stresi yetmezmiş gibi bir de banyoda beni kirli çamaşırların çok bilinmeyenli denklemi bekliyor.



Böyle bir sıkıntı varken %100 Alman üretimi bir ürün yardımıma yetişiyor. "Dr. Beckmann renk koruyucu mendil". Bu ürün ne mi yapıyor? Renkli ve beyaz çamaşırlarınızı her zaman yıkadığınız programda birlikte yıkayabiliyorsunuz. Böylelikle hem enerjiden, hem deterjandan hem de ertesi sabah giymek istediğim lacivert gömlek sırasını beklemeden yıkanabiliyor. Açıkçası denemeden önce neyle karşılaşacağımı bilmiyorum. Tereddütlüyüm, ya işe yaramaz da beyazlarım karman çorman renkler halinde çıkarsa makineden? Kime ne diyeceğim?



Renkli ve beyazlar karışık halde makineye koyuyorum. Makinenin içine 2 adet Dr. Beckmann renk koruyucu mendili yerleştiriyorum. Deterjanını da koyduktan sonra elim titreyerek başla tuşuna basıyorum. Program bitiminde heyecanlı ve biraz korkak gözlerle makinenin içinden çamaşırlarımı çıkarıyorum.  Elim hemen beyazlara gidiyor, renkl kontrolünü yapınca bir ohh çekiyorum. Hiç fark yok, tertemiz yıkanmış. Daha sonra Dr. Beckmann renk koruyucu mendillere ulaşıyorum. Şaşırtıcı çünkü beyaz olarak koyduğum mendiller renkli çamaşırlardan etkilenip pembe olarak çıkıyorlar. Ancak dediğim gibi beyazlara bulaşması gereken renkleri kendi içlerini hapsetmiş olarak. Sonuç mükemmel!


Benim gibi günü hızlı yaşayanlar için ideal ve pratik bir ürün bulundu sonunda. Ayrıca dikkatsizliğimin sonucu geçmişte başıma gelmiş olan kazalara da artık meydan vermeyeceğim. Her yıkamada 2 adet mendil ile problem çözülecek. Faydaları da cabası.



Bu ürünü nerede mi bulabilirsiniz? Tüm Migros, Carrefour, Real, Metro, Gratis, Kiler, Özdilek, Çetinkaya, Şaypa, Pehlivanoğlu, Kipa ve semtinizdeki pek çok zincir markette. Ayrıca isterseniz www.cosmofresh.com sitesinden de online alışveriş yapabilirsiniz.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Bu sefer çok hasta olduk. :(

İpek kızım iki haftadır hastaydı ama ne hastalanmak?? Bebekliğinden bu yana hatırlamıyorum bu kadar zorlandığımızı.
Düşmeyen bir yüksek ateşle mücadele ettik ki ateş düşürme  konusunda iyi olduğumu zannederdim yanılmışım.:((

Uyguladığımız yöntemler çare olmadı,antibiyotik ve ateş düşürücü şurup kullanımı cevap vermedi.Öylece kaldık,bekledik günlerce ha şimdi, ha bir saat sonra derken geçti gitti zaman.

Aşırı halsizlikle başladı.Vücut kuvvetli bir enfeksiyon almış ateşin sebebi bu belli.Sonrasında geniz akıntısı ve öksürükle devam etti.

Çocuklar hasta olunca sizde masumlaşıyor içinize kapanıyorsunuz belki de kendinizi çaresiz hissediyorsunuz...

Çok şükür iki gündür daha iyiyiz.İlaçlarımızı kullanmaya devam ediyoruz.
Keşke çocuklar hiç hastalanmasa hep gülüp mutlu olsa...


17 Aralık 2012 Pazartesi

KARACA BEBEK NEVRESİM TAKIMLARI (11 fotoğraf)


İpekcik için yeni nevresim takımı bakıyorum bir süredir.Artık büyüdüğümüz için Barbie,Winx türevi lisanslı  ürünlerden alacağımız kesin ama ben hala bebek nevresim takımlarından kendimi alamıyorum.
Özellikle Karaca'nın kolleksiyonu çok hoşuma gitti.
İnternet üzerinden bugüne kadar hiç alışveriş yapmadım ama buradaki fiyatlar bana oldukça makul geldi.


Söylenemeyen Kelimelerimiz Var :)


Hanımım model olarak anneannemizi örnek aldığı için zaman zaman bizi şaşırtan cümleler kurabiliyor.Hem de yerli yerinde mesela "kastetmek" kelimesini geçen gün çok isabetli bir biçimde kullanarak epey güldürdü...

Evet oldukça akıcı ve kibar konuşmalarımızın içinde bazen söyleyemediğimiz kelimeler olabiliyor.Bunları mümkün olduğunca düzeltmeye çalışıyoruz ama sanırım birden olmayacak.

"Maden suyunu" önceleri "Badem suyu" olarak söyleyen İpekcik şimdilerde bunu "Madem suyu" olarak telaffuz etmeye başladı.:))
Aklıma ilk gelenler ve kesinlikle düzeltilmesi gerekenler ise şöyle; "Yakımhane" diyor mesela "Yetimhane" demek istiyor.
Sonra Brokoliye,Grakoli
Bisiklete, Bisiktek
Detektife,Deteftif
Komşuya,komuşu
Vefat yerine Nefat
Aliminyum Folyo yerine Alivinyun folyo
Hurdalık yerine burdalık
"Bir Sorunum Var"ı, Bir Sonurum Var şeklinde söylüyor ki bunlarda çocuk yetiştirmenin neşeli halleri heralde...

Haaa bir de sürekli reklamlarda gördüğü Darüşşafaka yerine "Tarık shop" diye bir şey uydurmuş en çok ona gülüyoruz.

16 Aralık 2012 Pazar

Günün Sözü

“ Anne-babalar, eğer çocuklarınızın problemlerini dinlemezseniz, onlar da sizin bulduğunuz çözümleri dinlemeyeceklerdir.”   Zig Ziglar


12 Aralık 2012 Çarşamba

Yastık Da Konuşur Mu? Konuştu

Teknoloji aldı başını yürüdü. Neredeyse tüm alışkanlıklar değişirken yastıkaltı yatırım da tarih olma noktasında. Yastıkaltı yatırım konusunda yıllardır çalışan işin kahramanları yastıklar da sonunda halka seslenmeye karar verdiler.

Onların bakış açısından yastıkaltı birikimin zorluklarını, zahmetlerini dinledikçe stres yönetimindeki yeteneklerini takdir edecek, birikim güvencesiyle ilgili kaygılarına siz de hak vereceksiniz. Yastıkların bile `Yeter artık` dediği yastıkaltı yatırıma güvenli ve kazançlı bir alternatif olarak, neyse ki Garanti hep hizmetinizde.

Yastık altındaki altını ekonomiye kazandırmak amacıyla fiziki altınları mevduat olarak alan Garanti, 98 şubesiyle “Altın Salısı” hizmeti veriyor. Takı ve altınların değeri, altın eksperleri tarafından hesaplanıp Altın Hesabı’na yatırılıyor. Böylece altın birikimleri çalınma korkusu olmadan garantiye alınıyor.

NET Hesap ise farklı birikim hedefi olan müşterilere vade sonunda elde edilecek net kazancı ilk günden bildiriyor. Birbirinden farklı 4 hesap sayesinde müşteriler hem biriktirme alışkanlığı kazanıyor hem de vade sonundaki getirisini hesap açılışında garantiliyor.


Garanti'nin birikim ihtiyaçlarınız için en uygun çözüm önerileriyle ilgili daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz, yorumlar #yastıkaltıyatırım hashtag'inde.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

6 Aralık 2012 Perşembe

Sevgili Film Oynatıcılar !


"Sevgili Film Oynatıcılar, neden söylediğiniz filmi oynatmadınız? Biz annemle sizi çok bekledik.Ben Harry Potter'ı çok seviyorum.Onu hep izlemek istiyorum.Kaç saat bekledim ama siz o filmi göstermediniz bende ağladım.
Annem sen üzülme dedi bana söz verdi o filmi bana alıcak ama ben çok üzüldüm size küstüm."

                                                                                                 İpek

*Kızımın cümleleriyle ve isteği üzerine  yazdım bu mektubu.:))
Şimdilerde yeni merak,herşeye mektup yazıyoruz.Hayal dünyamız bir hayli geniş.
Geçtiğimiz günlerde bitmeyen Paris aşkına Paris sokakları için bir mektup yazdık ki onu bilahare yayınlamayı düşünüyorum.

Gelelim yukarıda ki mektubun sebebine...
Üç hafta üst üste serinin 1. bölümünden başlayarak Harry Potter'ı izlemeye başladık ama ne izleme?? 
İçimiz dışımız Harry oldu.İnternetten resimlerine bakıyoruz bu arada film platosuna gezi programı falan olduğunu öğrendik.Londra'ya hususi bunun için gitmeyi falan planlıyoruz.Heyy yarabbim... :))

Neyse TRT 1'in önceden izleyenlere duyurduğu üzere serinin 4. bölümü için hazırlığımızı yaptık, mısırlarımızı patlattık bekliyoruz Cumartesi günü.
Tabi asıl bekleyiş gündüzden başladı.
"Akşam Harry Potter var."
"Anneanne benim işim var akşam önemli bir film izleyeceğim"
"Anne kaç saat kaldı?"
"Anne ne zaman başlayacak?" derken bir baktık.Söylenen saatte spor programı başladı.
Bu hayal kırıklığı İpekciği çok üzdü ve yukarıdaki mektubu yazdı.
İşin ilginci üzerinden beş gün geçti ama aklına geldikçe hala söylüyor çocuklar hiçbirşeyi unutmuyor.
İşte böyle bize küçük,çocuk kalbinde büyük olayımız...

29 Kasım 2012 Perşembe

Anneler En İyisini Bilir

Her anne çocuğu için en iyisi olsun ister, onun için en iyisini düşünür.  Çocuğunun mutlu ve sağlıklı olması için çabalayan anneler elbette alışverişte de en iyisini seçecektir. Tabii, babaları da unutmayalım...

Peki, ya anne-baba olmadan öncesi? Annelerin dilinden en iyi anlayan alışveriş kulübü unnado.com, ebeveyn olmaya doğru giden yolu bakın nasıl anlatmış!


Türkiye’de tüm anne, baba ve çocuklara özel hizmet veren alışveriş kulübü unnado.com; çocukların mutluluğunu en az anneleri kadar düşünüyor. Hep daha iyisi olsun diye,  çocuklarınızın uykusundan sağlığına kadar tüm ihtiyaçlarını düşünen unnado.com’a  Facebook’tan bağlanabilir, hızlı ve kolay bir şekilde üye olup gönlünüzce alışveriş yapabilirsiniz.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

23 Kasım 2012 Cuma

Danino' dan Sürpriz Paketimiz


Epey gecikmiş bir teşekkürüm var.Hem paket öncesi hem de sonrası için...

İpek Hanım'ın katı mamaya ilk geçtiği,yeni tatlarla tanıştığı dönemde Danino küpleri bana çok yardımcı olmuştu.

Kızımın yerken mutlu olduğu hatta elimizden çekiştirdiği özellikle Bisküvili ve Muzlu'ya bayıldığı dönemleri şimdi gülerek hatırlıyorum. :))) 

3-4 yaşına kadar bu böyle devam etti.Buzlukta dondurmasını yaptık yedik( bende yalan yok, epey denemişliğim var :)) bazen kahvaltıda bazen yatarken...
Eeee şimdi abla olduk Danette'ye terfi ettik.

Gelelim Danino'nun muhteşem ekibinden en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş sürpriz bir paketimize.
İpekcik heyecan içinde açtı kutuyu, neler neler çıktı?? 
Stickerlar,renk renk el işi kağıtları,keçeler,yün iplikleri,boy cetveli ...
Değer görüp göndermişler,çok mutlu ettiler bizi kendilerine kendim ve kızım adına en içten sevgilerim yolluyorum.

İçinden yaratıcı fikirler kitapcığı çıktı anneler bizden önce o kadar güzel işler yapmışlar ki,bende kızımla yapacağımız ilk faaliyet için bu hediyeleri bir köşeye koydum.Amacım sizinle bunu paylaşmaktı ancak gelin görün ki haftasonu bile çalışan bir anne olunca henüz bir faaliyette bulunamadım.Ancak geçenlerde bir ödevimiz vardı,balon üzerinde mor rengi anlatan Danino'nun gönderdiği keçelerle kapladık.Şimdilik onu ekliyorum.

İnşallah ilk fırsatta yaratıcı bir paylaşımla sizinle olurum.

Sizde ziyaret etmek isterseniz;

Danino internet sitesi.  www.danino.com.tr/

Danino Facebook     https://www.facebook.com/DaninoTurkiye

Danino  Twitter       https://twitter.com/#!/DaninoTurkiye






22 Kasım 2012 Perşembe

2012'nin En Güzel Gülen Bebeğini Arıyoruz...

O muhteşem gülüşü ile sizin bebeğinizin “2012’nin en güzel gülen bebeği” olmasını ister misiniz?

Bebeğinizin en güzel gülen fotoğrafını ya da videosunu bizimle paylaşın, hem bebeğinize ömür boyu hatırlayacağı bir anı hediye edin hem de onun bol bol gülen fotoğraflarını çekeceğiniz iPad 2, fotoğraf makinesi ve sürpriz hediyeler kazanma şansını yakalayın.
Hürriyet Aile

Unutmayın, yarışmaya ne kadar çok video ya da resim ile katılırsanız kazanma şansınız o kadar artacaktır.

Kazanmak için hemen tıklayın!


Bir bumads advertorial içeriğidir.

14 Kasım 2012 Çarşamba

Çocuklarımıza parayı nasıl öğretiriz?




Birçoğumuz çocuklarımızın parayla erken yaşta tanışmasını istemiyoruz. Özellikle de okuma yazma yaşı gelmeden paraya meraklı olması bu devirde hiç de istenen bir durum değil. Ama yaşı ilerledikçe parayı tanıması ve onu kullanması da kaçınılmaz olacak. Bu nedenle ona paranın nasıl kazanıldığını, nasıl harcanması gerektiğini ve nasıl tasarruf edilmesi gerektiğini doğru bir şekilde anlatmak gerek. Bu konuya ilişkin TEB’in çok güzel bir uygulaması başladı. TEB Jr. paranın ne işe yaradığı, nasıl kazanıldığı gibi bilgilendirici videoların yanı sıra parayı nasıl harcamamız gerektiği konusundaki oyunlarla da çocukları bu konuda bilinçlendirmeyi amaçlamakta. Çocuklar, Bakkal Amca oyunu ile marketlerde satılan ürünlerin fiyatlarının ne durumda olduğunu öğrenirken, limonatacı oyunu ile de sahip oldukları parayla limonata tezgahı kurup limonata yapıp satarak kar ve zarar etmeyi öğreniyorlar. Özellikle paralarını nasıl biriktirebileceklerine dair ipuçların verildiği uygulamayı çok sevecekler ve bunu günlük hayatlarında da uygulayacaklardır. Çocuklarımızın büyüdüklerinde parasal konularda doğru ve bilinçli kararlar vermesini sağlamayı amaçlayan TEB Jr. uygulamasını çocuklarınızla birlikte denemenizi öneririm.

12 Kasım 2012 Pazartesi

İpek Hanım ve Arkadaşlarının Anıtkabir Ziyareti


Geçen Hafta İpek ve Arkadaşları okulları ile birlikte Anıtkabir'i ziyaret etti.
Bir akşam önce çocuğum yapacaklarını planladı, karanfil yerine kırmızı güller götürmek mesela...
Neyse o krizi çözdük.
Sonra Atatürk için okuyacağı duayı tekrar etti durdu (yanlış okumamak için.)
Güzel kıyafetler seçti kendine ve ertesi gün herşey hazırdı.
Bir veli olarak gururlandım çocuğumla ve diğer miniklerle...
Bu anlamda katkı sağladıkları içinde kızımın okuluna müteşekkirim.
Daha önce gitmişti evet ama okulla gidilen resmiyet daha bir farklı oldu İpek için.
Mutlu oldum.

not.bu güzel foto elimize ulaştı ama kimin çektiğini bilmiyorum.
Güzel bir anı oldu bizim için.

6 Kasım 2012 Salı

Tohumlarımızın Nesli Tehlike Altında!


Binlerce yıllık tarım geleneğini barındıran Anadolu topraklarında yetişen yerli tohumlar yaşamın sürekliliğini temsil ediyor.

Atadan kalma tohumlarımız;

* Lezzetli ve sağlıklı gıdaların temini için birer genetik hazinedir
* Binlerce yıldır değişen koşullara uyum sağlayarak günümüze ulaşmayı başarmış numunelerdir
* Tarımsal biyoçeşitliliğin önemli bir parçası ve yaşamın sürdürülebilirliğinin olmazsa olmazıdır
* Dışarıya bağımlı kalmaksızın ülkemizin gıda güvenliğinin teminatıdır

Ancak bugün Anadolu’ya özgü yerel tohum çeşitliliğimiz yok oluyor. Tek seferlik, ticari tohumların egemenliği nedeniyle gıdamızın ve geleceğimizin güvencesi yerli tohumların nesli tehlike altında! Yeryüzünde zengin çeşitlilikteki yaşamı sürdürebilmek, atalık tohumlarımızı gelecek kuşaklara aktarmamıza bağlı.



TOHUM TAKAS AĞI, yüzyılların bilgisini taşıyan yerli tohumlarımızın korunup yaygınlaşmasını amaçlıyor.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin, Adım Adım Oluşumu desteğiyle yürüttüğü TOHUM TAKAS AĞI KAMPANYASI’na destek olarak,

* Anadolu’nun dört bir yanındaki ekolojik çiftliklerde yerli tohumların çoğaltılarak paylaşılmasını sağlayacak;
* Bu toprakların yüzlerce yıllık bereketinin, lezzetinin, besin zenginliğinin ve kültürünün gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için sağlam patikalar oluşturacaksınız.

Verdiğiniz desteğin her kuruşu binlerce yeni tohuma dönüşecek...

Kredi kartı ile bağış yapmak istiyorsanız: https://www.bugday.org/portal/BagisAdimAdim.php

EFT/havale yoluyla bağış yapmak istiyorsanız:
Alıcı Adı: Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği
Garanti Bankası Karaköy Şubesi - Şube No: 400
Hesap No: 6295240
IBAN No: TR67 0006 2000 4000 0006 2952 40

www.bugday.org - www.yasasintohumlar.org
facebook.com/BugdayDernegi
twitter.com/BugdayDernegi
Twitter paylaşımlarınız için hashtag: #YasasinTohumlar

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

29 Ekim 2012 Pazartesi

BAĞIMSIZLIĞIMIZ,HÜRRİYETİMİZ,CUMHURİYETİMİZ KUTLU OLSUN

Yok unutmadım elbet ancak fırsat bulabildim.Saatler  henüz 24.00'ü göstermedi hala vaktimiz var. :))
Daha nice 89 seneler görelim hep birlikte.Allah esaret altında günleri bir daha yaşatmasın bizlere.
Emekleri unutulmayan büyüklerimiz,yurttaşlarımız,kadınlarımız,çocuklarımız ve halkın yürekten inandığı örnek insan,iyi bir komutan-devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk hepinizin ruhları şaad olsun.

Hiç tanımadığımız birinden,komşumuzdan ya da bir arkadaşımızdan ufak bir yardım gördüğümüzde bile minnet duyarken-teşekkür ederken-buna karşılık vermeyi planlarken; 
sizlerin emeklerine tepkisiz kalmak mümkün mü??
Hatırlamamak mümkün mü??
Anmamak mümkün mü??


24 Ekim 2012 Çarşamba

♥♥♥ Kurban Bayramınızı Kutluyoruz ♥♥♥


 
Büyüklerimizin ellerinden,küçüklerimizin gözlerinden öpüyoruz. 
 
Allah herkese sevdikleri ile daha nice bayramlar nasip etsin.

22 Ekim 2012 Pazartesi

Bu Dünürler Size De Tanıdık Gelecek!



Evli olan herkes, kendi annesiyle eşinin annesinin arasındaki çekişmeyi çok iyi bilir! Alttan alttan laf sokmalar, birbirleriyle rekabet etmeler, gözlerini devirerek imalı bakışlar... Vanish yeni kampanyası için çektiği videoda, dünürlerin bu tip komik atışmalarını çok iyi anlatmış! Yukarıdaki videoda birbirini çekemeyen bu iki dünürü siz de izleyebilirsiniz.

En çok sevdiğim şeylerden biri de, dünürlerin söylediklerinin yanı sıra aklından geçenleri de duyabilmemiz... Birbirleri hakkındaki gerçek düşünceleri, videoya büyük ölçüde mizah katmış. Oyuncuların mimikleri de bir o kadar iyi! Parodi tadındaki bu video çok konuşulacağa benziyor.

Üstelik Vanish’in Facebook hayran sayfasında, bu video ile bağlantılı bir aplikasyon da yer alıyor. http://bit.ly/omurbiterdunurgitmez adresine giderek ileride nasıl bir dünür olacağınızı öğrenebilir, pespembe bir çamaşır makinesi kazanma şansı yakalayabilirsiniz!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

21 Ekim 2012 Pazar

Durum Raporu



Herkese öncelikle sıcacık bir Merhaba yolluyoruz.
Gene epey ara verdik.

Malum koşuşturmalar okul telaşı geçen hafta sınıfça okul bahçemizde piknik yaptık, 
hem de yeni velilerle tanıştık.

İpek Hanım sınıf arkadaşları için muffin yaptı.
Ben sadece malzemeleri hazırladım.

Karıştırması,kalıplara dökülmesi ve fırına verilme aşaması herşeyi kendi yaptı. :))




Bir aydır uğraştığımız ikinci dişimiz nihayet çıktı.
İlki kadar kolay olduğunu söyleyemeyeceğim bu sefer İpek Hanım bizi epey yordu.
Arkadan gelen ikinci dişe rağmen bir türlü çektirmedi süt dişini...
Bugün-yarın derken epey zaman kaybettik.

Dişçimiz Sebahat Hanımın desteğiyle anneanne kucağında 
40 dk.da çıkarttık.

Ağlama ve dil dökme faslı detaylarına girmiyorum. ://
Sonuçta kahramanlık belgesi aldık ama...


Tabii diş çıkarma sonrası hediyelerin 
kabulu hala devam ediyor.
Bu çantayı LCW' den kendi seçti.


Veeee yaklaşan Cumhuriyet Bayramı hazırlıkları...
İpek Hanım bu şiiri okuyacak.
Çoktan ezberledi.
Biz hazırız yani bekliyoruz...



16 Ekim 2012 Salı

Prima Uyku Günlükleri


Bebeğiniz ilginç pozisyonlarda uyuyorsa Prima’nın size iyi bir haberi var!


Prima Uyku Günlükleri uygulamasıyla bebeğinizin sıra dışı bir pozisyonda uyurken çekilmiş fotoğrafını süsleyip daha eğlenceli bir hale getirerek ödüller kazanabilirsiniz! Prima Aktif Bebek, bebeğinizi sızıntıya karşı güvenle korur ve ne şekilde olursa olsun, rahat uyumasına yardımcı olur.



Prima Uyku Günlükleri, Facebook Prima Dünyası’nda sizleri bekliyor!

Prima Uyku Günlükleri

www.facebook.com/PrimaDunyasi

Bir bumads advertorial içeriğidir.

5 Ekim 2012 Cuma

Annelerin 1 Numaralı Tercihi Dalin 29 Yıldır Yanınızda!



Dalin

Annelerin 1 numaralı tercihi ve çocukların en sevdiği şampuan olan Dalin, özel geliştirilmiş göz yakmayan formülü ile bebeklerin hassas ciltlerini kurutmadan saç ve saç derisini temizlerken, sevilen kokusuyla banyo saatlerini keyifli anlara dönüştürüyor.

Dalin şampuan hipoalerjeniktir ve dermatolojik olarak test edilmiştir. Alkol, paraben ve SLS içermez.

Dalin ile mutlu banyoların sırrını keşfedin…

www.dalin.com.tr
www.facebook.com/dalinbebekbakim

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Hamilelikte İnsülin Kullanımı ve Bir Annenin Yaşadıkları

Hamilelik Şekeri ile ilgili yaşadıklarım ve sizinle paylaşımım üzerinden seneler geçti.
Bu yazı zaman içinde öyle ilgi gördü ki hala blogun en çok okunan yazılarından biri.
Zaten amacımda buydu aynı dertten muzdarip annelere yardımcı olmak, yol göstermek neler hissettiğimi anlatmaktı. 

İşte Nilda Hanımla tanışmamızda bu yazı sayesinde oldu.Kendisini tanıdığıma çok memnun oldum, bebeğiyle iyi haberlerini sonunda aldım.

Onun Hamilelik Şekeri Hikayesi benimkinden farklı seyretti. İnsülin kullanmak zorunda kaldı.Hamilelik esnasında İnsülin kullanımı kabus değil elbet ancak son çare olduğu da unutulmamalı. 

Peki Nilda Hanım neler yaptı, neler yaşadı ? derseniz bundan sonrasını onun mektubundan dinleyelim derim.

Merhaba arkadaşlar,

Sizinle, başıma gelen ve internetten araştırmalarımda çok az bilgi bulabildiğim gebelik şekeri ile ilgili yaşadıklarımı paylaşmak ve bu konudan muzdarip olanlara bir nebze ışık tutmak istiyorum,ne kadar ihtiyacım olmuştu o zamanlar birazcık da olsa bilgi kırıntısına..

Hamilelikten önce şeker sıkıntım yoktu ve hamileliğimde gayet yolunda gidiyordu,hatta herkeste olan mide bulantısı bile bende çok rahatsız edici olmamıştı..derken,şeker yüklemesi zamanı geldi ilk 50 gr lık yüklemede 165 çıkmıştı şekerim,doktorum 100 gr lık yüklemede normal çıkabilir dedi umutlandım..100 gr lık ta da değerlerim 160-180 aralığında çıkınca resmen gebelik şekeri tanısı kondu.çok moralim bozuldu tabi, ne ile karşı karşıya olduğumu bilmiyordum..
doktorumunda eminim benim gibi çok hastası olmuştur ama o da beni yeterince rahatlatamadı ve doktor değiştirdim..sonra dahiliye doktoruna gittim,diyet ve sporla çok gebe kadının bunu hallettiğini öğrendim..sevindim çünkü insülin, benim gibi kan aldırırken bile bakamayan bir insan için oldukça zor kabullenebileceğim bir fikirdi..vee diyetisyene gittim güzel bir liste hazırladık(tabi hamilelere özel bir liste,bu arada sakın başkalarından duyma listeleri uygulamaya kalkmayın,çünkü sizin kilo ve boyunuza göre özel bir liste hazırlanıyor,herkesinki farklı yani) hiç eksiksiz birgün bile sapmadan yada kaçamak şeyler atıştırmadan listeme uydum artı hergün olmasada yarım saat yürümeye gayret ettim ama olmadı olmadı..benim şeker inatçı çıktı..hergün aç karınla,kahvaltı,öğle ve akşam yemeklerinden 1 saat sonra şekerimi ölçtüm hep yüksekti.
Baktım olmayacak,endokrin doktoruna gittim o da diyet listemde düzenleme yapılmasını ve bunu birkaç gün deneyip olmazsa insüline başlamamız gerektiğini söyledi..listemide düzenlettim ve yine olmadı..derken malum olay insüline başladım,o iğneye bakamayan ben nasıl batıracaktım kendime dünyam yıkıldı..sonra tüm her şeyi aldık,önce iğne boyu beni rahatlattı,o kadar küçük ki..eşim beni yüreklendirmek için önce kendine batırdı iğneyi(tabi insülinsiz)aa buna mı taktın kafayı hiç hissedilmiyor deyince yüreklendim..sonra vurdum kendime insülini hakikaten korkulacak bir şey yokmuş,bozuna uzatmışım süreci..bebeğimden başka kimse bunu bana yaptıramazdı sanırım..anneliği ve bebeğime bir şey olmasın korkusunu o zamanlar çok daha yoğun yaşadım..derken,günde 3 kere vuruldum,küçük dozlarla başladık ve hergün arttıra arttıra şekerim uygun seviyelere gelene kadar yükselttim..öğle ve akşamı düzenledim ama sabah şekerimi hiçbir zaman düzenleyemedim..sabahları düzenlemek daha zormuş birde artan gebelik hormonlarını düşünürsek yetişemedim sabahların hızına..fakat ne kadar düşüremesemde belli bir seviyede tutmayı başardım..tabii bu arada şekeri düzenleyemeyenlerin kötü seneryolarını falan okuyup iyice keyfim kaçıyordu..ama Allahıma çok şükürler olsun ki korktuğum gibi olmadı,diyetime uymanın ve vurulduğum insülinlerin karşılığını aldım ve sağlıklı,hiçbir sorun yaşamadan tatlı kızımı kucağıma aldım ve şimdi bebeğim 4 aylık ikimizde iyiyiz çok şükür.

Hala ara sıra şekerimi kontrol ediyorum ve normale döndüm..tabii hamileliğimin son 2,5 ayında yiyemediğim birçok şeyin acısısını çıkarıyorum ama biliyorum ki hayatımın geri kalanını dikkatli geçirmeliyim,çünkü hamilelikte çıkan bu şeker bir uyarı,vücudun yatkınlığı var demek ki şeker hastalığına..her ne kadar korkulacak bir şey olmasada inşallah ömrümün sonuna kadar insülin kullanmak zorunda kalmam..umarım aydınlatabilmişimdir sizleri arkadaşlar..siz diyetinize uyun,insülin kullanıyorsanız bile diyetinize harfiyen uyun Allah size yardım ediyor..hepinize sağlıkla bebişlerinizi kucaklarınıza almanızı diliyorum..

◊◊◊◊◊◊◊◊◊◊◊◊◊◊◊

**Zaman ayırıp yaşadıklarını bizimle paylaştığı için kendisine çok teşekkür ediyor , en içten sevgilerimi yolluyorum.


1 Ekim 2012 Pazartesi

BEBEK GÜVENLİK KAPISI


Buradaki yazıda size söz verdiğim gibi İzmir'e ilk gidişimde bebek için yaptırdığımız güvenlik kapısını görüntüledim.Modeli babacığım çizdi ve marangoza yaptırdı.

Aslında mobilya işiyle hobi olarakta ilgilenmekte.Çiziyor,kendisi kesip montesini yapıyor.Tabii bunun için vakit gerekiyor.

O dönemde İpek Hanım yeni yeni emeklediği için vakit kaybetmeden yaptırmayı uygun görmüştük çünkü merdivenler bebek için her zaman tehlike.
Sonradan da sökmedik gelen misafirlerin çocukları içinde kullandığmızı söyleyebilirim.

Fikir olması açısından ekledim görselleri.Hazır modeli içinse henüz okumadıysanız buradaki yazıma bakabilirsiniz.




27 Eylül 2012 Perşembe

Tatil Bitti, Okul Başladı


Koskoca bir yaz göz açıp kapayıncaya kadar geçti.Tatilimiz bitti ve biz evimize döndük kafamızda soru işaretleri ve bir belirsizlikle.

60 mı ? 66 mı? derken İpek Hanım da 64 aya henüz girmişken okullar açıldı ve kreşimizin Anaokuluna devam etmesine karar verdik. Bu arada evimizin yakınındaki okullada irtibat halindeydik.Sınıfın genel yaş ortalamasına da baktık elbet zaten hepsi küçüktü ama Hanımım okula başlasaydı küçüklerinde küçüğü olucaktı.://


Haaa bu arada kayıtlar internet ortamında yayınladığı gün çok göz yaşı döktüğümü belirtmeden edemeyeceğim.Gerçekten üzüldüm sadece kızım içinde değildi bu üzüntüm.Hepsi için üzgündüm.

Şimdi üzüntümde haksız olmadığımı görüyorum zaman zaman karşıma çıkan çocuklar her şeyi anlatıyorlar size…

Keşke yumuşak bir geçiş olsaydı, hani pilot okullarda ön bir uygulamayla birkaç sene içinde yapılsaydı şu iş.

İpek Hanımın tatili hem uzun hem de çok güzeldi.Kendisi de şimdi şimdi farkına varıyor.Çok şükür okulumuza başladık.Sabahları uyanmak biraz zor olur mu diyordum? Şimdilik sorun yok gibi.İpek zaten genelde neşeli,eğlenmeyi gezmeyi arkadaşlığı çok seven bir çocuk.Şu an için tek sorun anneannemizin dönmemiş olması.Onu çok özlüyoruz.Onlarda geldi mi İpek Hanım tamamdır.:))

Bugüne kadar heryere araba ile gittiğimiz için İpek toplu taşıma araçlarını merak ediyordu.Kış döneminde otobüsle bir seyahatimiz oldu.Birgün metroya bindi.Yine yazın gemi yolculuğunun nasıl bir şey olduğunu öğrendi.Dönüşümüzü de uçakla yaptık.Şimdi sadece geriye tren yolculuğu kaldı hadi bakalım…










26 Eylül 2012 Çarşamba

Buharla Temizlik Dünyası

Daha iyi, daha hızlı, daha kolay!

Arçelik Buharika ile kimyasal madde kullanmadan hijyenik temizlik, deodorizasyon



Zemin, Döşemeler, Camlar ve Perdeler


Cihazla birlikte verilen mikrofiber havluyu silici veya üçgen fırçaya takarak, seramik, taş, laminat, parke, halı, kilim, koltuk ve kanepe yüzeylerini buhar gücü ile herhangi bir temizlik maddesi kullanmadan hijyenik olarak temizler ve onları adeta yenilersiniz. Mikrofiber havlu, ipek elyafın onda biri inceliğinde özel bir elyafla  üretilmiş olup, toz ve kirleri adeta üzerine çeker, temizler, silerken onları geri bırakmaz. Camlar,  önce  cam silicisi  ile buhar  verilip,  sonra yukarıdan aşağıya çekilerek en kolay ve en iyi şekilde temizlenir. Perdeler asılı oldukları yerde,  cam silicisi ile buhar verilerek ütülenebilir.

Tekstil ürünlerinin temizliğinde tercihinizi özel havlulu aksesuarlardan yana kullanın; direkt buhar uçlarını kullanmamaya özen gösterin.


Bebek ve Çocuk Odaları


Buharla temizlik, bebek ve çocuk odaları için daha da önem kazanmaktadır. Mama sandalyesi, mama kapları, biberon, oyuncaklar, ayakkabı tabanları ve daha birçok malzeme, püskürtücüler ve fırçalar yardımı ile, herhangi bir kimyasal temizleyiciye gerek olmaksızın temizlenir. 100 °C’nin üzerindeki buhar sıcaklığı ile gerçek hijyenik temizlik sağlanır.


Mutfak, Banyo
 
Mutfak, banyo temizliğinde püskürtücüler ve fırça kullanılır. Bu aksesuarlarla temizlenecek yüzeye sıcak buhar püskürtülür ve yapışmış, yerleşmiş kirler, yağlar kabartılır, daha sonra kuru bir bezle silinir veya su ile yıkanır. Bu işlem sırasında mikroorganizmalar da çok büyük oranda ölür, sinmiş kokular yok olur.
Banyo ve mutfak duvar fayansları cam silicisi ile temizlenir. Fayanslar buhar gücü ile pırıl pırıl olurken, koku, kir ve mikroorganizmalardan da arındırılır.



Otomobil, Bisiklet


Buharlı temizleyiciyi ev dışında da birçok alanda kullanabilirsiniz. Otomobilinizin motoru, jantları, koltukları, bisikletiniz, buhar gücü ile çok kolay temizlenir. Koltukları üçgen fırça ve havlu ile, diğer bölümleri uygun aksesuarlarla buhar püskürterek, kuru bir bezle temizleyiniz.



Buharı daha birçok alanda kullanabilirsiniz.

Panjurlar, jaluziler, havuz kenarları, seramik derzleri, mücevherlerin temizliği ve daha pek çok alanda buharla temizlik yapılabilir. Çiçeklerinizin yapraklarını da uzaktan buhar tutarak temizleyebilir, tazeleyebilirsiniz.

Detaylı bilgi için; http://www.arcelik.com.tr/ev-aletleri-buharli-temizleyici.html

444 0 888

• Arçelik Yetkili Satıcıları

arcelik.com.tr /onlinesatis

Bir bumads advertorial içeriğidir.