Kreş günlerini zaman zaman özlemiyor değilim.Meğer ne kadar kolay ve rahatmış.
İlkokula başlama anlatıldığı gibi zormuş, özellikle ödev yapma safhası...
Okuma yazma bilmeyen birine hele de bir küçüğe anlatabilmek zorluyor insanı.
Elbette zaman geçtikçe bazı şeyler daha yerine oturacak.
Bu arada okula, öğrenciliğe dair bazı şeyleri unutmuş olmamız cabası.
Okullar açılmazdan önce kırtasiye alışverişi yapmıştım.Renk renk süslü kalemler,silgiler,defterler vs.
Hiç düşünmemiştim çocuğa parmakları yorulmasın diye yuvarlak şekilli ve de yumuşak yazan kalemler alınması gerektiğini akıl edemedim.Haaa bir de dikkatini dağıtacak şekilde süslü veya yumurtlayan kalemlerden olmamasına dikkat etmek gerekiyormuş.Onlarla henüz yazamıyorlar.
Sonra kalemtraş çöpkutulu olması gerekiyor.İki de bir kalem açmak için sırasından kalkmaması için.
Biz bugüne kadar 4 kalemtraş düşürüp kırdık.3 tane de silgi kaybettik.Stoklama yapmak gerekiyor. :))
Kalemler ve diğer kırtasiye malzemelerini kaybolmasın diye tek tek etiketleyip üzerine ismimizi yazdık.
Diğer ayrıntıları aklıma geldikçe eklemeye çalışırım.
Bu hafta hecelemeye geçtik.Sesleri tanıma uygun şekilde seslendirmek gerekiyor çocuğa okutabilmek için.
Kırk yıllık "T" "tıııı" olmuş,"L" "ılllll" diye okunuyor.
Ela, Talat ve Ata hep el ele :))
Ela, Talat ve Ata hep el ele :))
Ödev yaparken parmaklar yoruluyor tabi.
Zormuşşş, gözüm korktu.
Umarım okumayı öğrenir de yeni güzelliklere geçiş yaparız bebeğimle...
Zormuşşş, gözüm korktu.
Umarım okumayı öğrenir de yeni güzelliklere geçiş yaparız bebeğimle...


