ÇOCUKLARINIZ SİZİN ÇOCUKLARINIZ DEĞİL...
ONLAR KENDİ YOLUNU İZLEYEN HAYAT'IN OĞULLARI VE KIZLARI...
SİZİN ARACILIĞINIZLA GELDİLER AMA SİZDEN GELMEDİLER...
VE SİZİNLE BİRLİKTE OLSALARDA SİZİN DEĞİLLER..

HALİL CİBRAN

26 Şubat 2012 Pazar

Ece Sükan Benim Bloguma Yakışan VAIO'yu Seçti... Sıra Sende!

Bana en çok Pembe VAIO yakışıyor!

Ünlü moda ikonu Ece Sükan, Sony VAIO için ilginç bir işe imza attı. Blogların renkli dünyası ile Sony VAIO'nun renkli dünyasını birleştiren Ece Sükan, birçok blog gibi benim blogumu da inceledi ve yakışacak olan rengi belirledi. Ece Sükan, blog içeriği, tasarımı, duruşuna göre 6 farklı rengi olan Sony VAIO içinden bana Pembe VAIO'yu seçti.

sony-vaio

Ayrıca Facebook üzerinde yapılmış özel bir aplikasyonla Ece Sükan profil fotoğraflarını inceliyor ve sana yakışan Sony VAIO'yu belirliyor. Sen de fotoğrafa tıklayarak Facebook üzerinden VAIO kazanma şansı yakalayabilirsin...


Bir bumads advertorial içeriğidir.

25 Şubat 2012 Cumartesi

NEMO VE TATLI GÜNLER...


Biricik balığımız Nemo ölünce İpekcik pek bir üzüldü.Aslında tekrar  balık almaya sıcak bakmıyordum ama ısrarlara dayanamadım.İpek Hanım onca balığın içinden öyle bir seçim yapmış ki hareketleri oldukça sevimli özellikle yem beklerken ve yerken çıkardığı sesler bizi epey güldürüyor.

Meyve salatasına gelince, aile katılım etkinliğinde ödevimizdi.Zaten çocuklarda meyve yemeyi alışkanlık haline getirmek için okulda da sık yapılan bir faaliyet.

Bu sefer biraz değişiklik olsun istedim.
Şantinin hazırlanmasından,kuplara bölünmesine kadar herşeyi hanımım söylediğim gibi yaptı.Ben sadece meyveleri dilimleyip en son üstüne jöleyi döktüm.

23 Şubat 2012 Perşembe

KRES FAALIYETLERI DEVAM EDIYOR...


İpek Hanımların sınıf faaliyetleri  kağıt tabaktan sevimli adamlar ve buraya eklemeyi unuttuğum yılbaşı kartı...





İPEKCİK ANNECİK'TEN SU İSTİYOR...



İpekcik çok susamış,annecikten şöyle su istiyor.

"Benim canım annem, güzel annem,bal annem.
Çok susadım bana su getirir misin?" :))

21 Şubat 2012 Salı

Dikkat: Rumeli Hisarı'nda Ejderhalar Var!

"Eski aşklar Yeşilçam'da kaldı" lafı klişe olmaya yüz tutmuşken, fırtınalı sevdalar, çekişmeli ilişkiler günümüzde hem magazin basınında hem de yakın çevremizde -buna kendimiz de dahil- karşımıza bolca çıkıyor. Sevgilimizi elimizden almak isteyen dış mihraplar yoğun şekilde çalışırken bize de biricik aşklarımızı elimizde tutmak için yapmamız gereken çok iş düşüyor. Bu konuya nereden geldiğimi açıklıyorum!


8x4 yeni deodorantları Beauty ve Beast için muhteşem bir project mapping uygulaması daha yapmış. Gösterinin hikayesi kısaca şöyle: romantik bir aşk hikayesi kötü niyetli bir ejderhanın tehdidi altına giriyor. Kahraman erkeğimiz çekici kokusunun da yardımıyla güzel kızı kurtarıyor ve hikaye mutlu bir şekilde sona eriyor.

8x4 dünyasını Facebook'tan takip etmek isteyenler; http://www.facebook.com/8x4Turkiye

Bir bumads advertorial içeriğidir.

15 Şubat 2012 Çarşamba

KREŞTEN YENİ FAALİYETLER

Kağıt,karton, makas bir de uhu elimize aldığımızda neler yapabiliriz? 
Fikir olması açısından görüntüledim ve ekledim.


Hafta ortasına geldik.Malum havalar işe- okula gidiş gelişi zorlar oldu.Sıkı sıkı giyinelim,hastalanmamaya çalışalım,şayet evdeysek mecbur kalmadıkça bu havalarda dışarı çıkmayalım.









12 Şubat 2012 Pazar

ANKARA IKEA


Küçükken daha bir zordu,bir yere gitmek,oturmak, yemek yemek.Her zaman süratli, alelacele yemeği mideye indirmekten spazm geçirirdim.Ağzım mı ? yedi yoksa burnum mu? diye hayıflandığım zamanlar oldu.O nedenle pek çıkmayı istemezdim.


Büyüdükçe biraz daha kolaylaşıyor herşey.
Ankara Anatolium Alışveriş Merkezindeki İkea'ya ilk defa gitmek kısmet oldu.Yolu biraz bize ters düşüyor ama çok sevdim burayı özellikle aileleri düşünülerek yapılan oyun alanları çok rahat.
Yemek esnasında çocuğunuz oyununu oynarken bir yandan da yemeğini yiyebiliyor.Çocuk her an gözünüzün önünde en şahanesi de bu.:))


Keyifler yerinde olunca, şöyle sakin sakin  bir kahve keyfi yapabiliyorsunuz.

DUALARIMIZ SENİNLE...


Yazılı ve görsel basında Gamze'nin durumu ile ilgili pek çok haber yayınlandı.Bunda Blogger'ların katkısı büyük.
Müthiş bir dayanışma örneği gösteriliyor ki bundan büyük mutluluk duyuyorum.Daha çok kişiye ulaşma ümidiyle dualarım ve kalbim Gamze ile...
İnşallah uygun donör kısa sürede bulunur da, 
Gamze eski sağlığına kavuşur.
En güncel bilgiler Gamze için açılan blogda.

8 Şubat 2012 Çarşamba

1.000.000 "İyi" İnternet Kullanıcısı Aranıyor!

Son günlerde İstanbul, Ankara ve İzmir'de billboardlarda sıkça görmeye başladığımız bir slogan var: "1.000.000 "iyi" internet kullanıcısı aranıyor!"

Altına da şöyle bir not düşülmüş: "Adayların ekranlarından 1 satır verecek kadar "iyi" olmaları yeterlidir."

Aslında bu son derece yenilikçi bir sosyal projeleri destekleme yöntemi. www.ekledestekle.com adresinden bilgisayarınıza bir program indiriyorsunuz. Bu program araç çubuğunuza bir "satır" gibi yerleşiyor. Bu satırda görüntülenecek reklamlardan yaratılan kaynakla, projede yer alan sivil toplum kuruluşlarına destek veriyorsunuz. Böylece hem cebinizden 5 kuruş harcamadan sosyal projelere destek vermiş, hem de internette geçen zamanınızı "iyi" şeylere harcamış oluyorsunuz.

Kullanıcı sayısı ne kadar artar ve mecra reklamverenler için ne kadar cazip hale gelirse, o kadar çok sivil toplum kuruluşu ve sosyal projenin desteklenmesi mümkün olacak. Dolayısıyla her şey aslında sizlerin, yani internet kullanıcılarının elinde.

Projeye katılmak çok kolay. www.ekledestekle.com adresine girip, "İndir, Ekle" butonuna basıyor ve basit bir programı indirip, kullanıcı kaydınızı oluşturuyorsunuz. Kaydınızı oluştururken de hangi projeyi / projeleri desteklemek istediğinizi seçiyorsunuz.

Tüm vereceğiniz 3-5 dakika vaktiniz ve sonrasında da ekranınızda sizi rahatsız etmeyecek kadar küçük bir alan…

Bakalım Türkiye’de kaç tane "iyi" internet kullanıcısı var…

Bir bumads advertorial içeriğidir.


BAK BİZE NASIL BAKIYORSUN?


O gün sitenin yoğunluğundan mıdır? nedir, epey uğraştım bu fotoğrafı bir türlü gönderemedim.
Çok feci içimde kaldı,bende buraya eklemeye karar verdim.

İpek Hanım her zamanki gibi sandalyelerden tren yapmış oyununa teyzesini de ortak etmiş.:)))

Bu arada anne de, ev ahalisine Okan Bayülgen'i izletmekte...

1 Şubat 2012 Çarşamba

DASK Sigortanızı Yaptırdınız mı?



2011’de Van ve Simav depremleriyle sallanan ülkemizin %96’sı deprem riskiyle karşı karşıya… Bu nedenle uzmanlar depreme karşı dikkat edilmesi ve önlem alınması konusunda uyarıyor. Alınabilecek en etkili önlemlerden biri de yaşadığınız yere zaten yapılması zorunlu olan zorunlu deprem sigortası (DASK) yaptırmak.

Ülkemizde yaşanan maddi hasarlı afetlerin üçte ikisi deprem nedeniyle olmaktadır. Yine önemli bir istatistik de gösteriyor ki nüfusun %70’i birinci ve ikinci dereceden deprem bölgelerinde yaşamakta. Yani halkın çoğunluğu için deprem tehlikesi birinci sırada yer alıyor.

Zorunlu deprem sigortası, deprem durumunda ortaya çıkan maddi zararların telafi edilmesi, deprem bölgesinde normal hayata dönülebilmesi, acil yardıma ihtiyaç duyan kimselerin bu ihtiyaçlarının giderilmesi gibi konularda sigortalıların yardımına koşuyor.

Bu bağlamda sigorta hizmeti veren DASK (Doğal Afet Sigortalar Kurumu) kar amacı gütmeyen ve sigortacılıkta "sigorta havuzu" adı verilen yapı esas alınarak düzenlenmiş bir kurum. 4 milyona yakın kişiye sigorta hizmeti veren DASK, özellikle geçtiğimiz yıl yaşanan Van ve Simav depremlerinde sigortalı olan konutlara hızlı hasar tespiti ve ödemeler yapılmasıyla kuruma olan güveni arttırmayı başarmış durumda.

Dolayısıyla geçtiğimiz yıl yaşanan iki deprem de gösterdi ki konutuna zorunlu deprem sigortası yaptıran kişiler depremin yaralarını daha hafif geçirmeyi başardı. Ülkenin büyük bir bölümü deprem riski altındayken siz de çok geç olmadan zorunlu deprem sigortanızı yaptırın.

Üstelik karşılaştırmalı sigorta anlayışı ile faaliyet gösteren  sigortadukkanim.com 'da DASK sigortanızı internet üzerinden çok hızlı ve kolay bir şekilde yaptırabilirsiniz.

ÇİÇEK KIZIM, SUÇİÇEĞİ OLDU.

Epeydir uğrayamadım buraya, pek çok fotoğraf, haberde birikti aslında.
İpekcik su çiçeği oldu.
Alerjik bir durum zannedip ilk etapta rahat davrandık.Banyo esnasında yaraların çoğaldığını görünce apar topar hastaneye gittik.Tahminim doğru çıktı.

Doktorumuz, ateş düşürücü,kaşıntı için bir şurup ve losyon yazdı.Su toplayan baloncukların patlamaması için bir hafta banyo yapmamasını tavsiye etti.Bu arada kaşıntıya karşı tırnaklarımızı kestik çünkü yaralar kaşınırsa deride iz kalma ihtimali oluyormuş.

İpekcik iki hafta okula gitmedi, anneannesiyle kaldı,iyice dinlendi.Bebeklikten aşılarını tam olduğu için ateşi hafifti,yaralarını hiç kaşımadı çok uslu durdu. :))

Dünde okula başladı,öğretmenini arkadaşlarını çok özlemiş.Karnesini de gecikmeli aldı ama olsun.Şimdi gayet iyi.İnşallah Kızamıkta böyle  geçer.Onda daha yüksek ateş görülüyormuş.