ÇOCUKLARINIZ SİZİN ÇOCUKLARINIZ DEĞİL...
ONLAR KENDİ YOLUNU İZLEYEN HAYAT'IN OĞULLARI VE KIZLARI...
SİZİN ARACILIĞINIZLA GELDİLER AMA SİZDEN GELMEDİLER...
VE SİZİNLE BİRLİKTE OLSALARDA SİZİN DEĞİLLER..

HALİL CİBRAN

24 Ekim 2008 Cuma

HAMİLELİKTE KAÇ KİLO ALINMALI ?

Son yıllarda anne adayları hamileliği en az kilo ile bitirme çabasında.Haksızda değiller hani sonrası için.Çocuk beklerken çok kilo almamak başarı sayılıyor artık.Yalnız bu işi abartıp ciddi saplantı haline getirenlerde var nerdeyse hiç kilo almadan doğum yapmayı planlayanlara sözüm. Araştırmalara göre hamilelik sırasında kilo almamak için sadece sebze ve meyveyle beslenen anne adayları mevcut.Fakat bebeğin gelişimi için uzmanlar 9-12 kilo alınmasını şart koşuyorlar.Hesap basit bebek ortalama 3-3.5 kilo, kendi suyu 1.5 litre, annenin tuttuğu su 2-3 litre,plesantayıda ekleyince ortalama 8-9 kiloyu buluyor.Yine uzmanlar 9-10 kilodan az alınırsa bebeği beslemek için annenin yağının yakıldığını ,ama bu süreçte de “keton” denilen ve bebeğe zarar veren zehirli maddelerin açığa çıktığını belirtiyor.Ayrıca bebeğin kilosu düşük kalıyor,erken doğum riski artıyor.Amaç abartılı kilo almadan bebeği sağlıklı beslemek olmalı…
Bu arada aklıma geldi, Ebru Şallı hamileliği sırasında toplam 7 kilo almıştı çok konuşuldu biliyorsunuz, buna karşılık bebeği vaktinden 3 hafta önce ve 2.5 kilo doğmuştu ama basın bunun üzerinde çok durmadı.
bebe

23 Ekim 2008 Perşembe

GÜNÜN SÖZÜ...

"Çocuğunun gözyaşını silmeyen onunla birlikte ağlar. " » AFRİKA ATASÖZÜ


13 Ekim 2008 Pazartesi

YANIKLARDA İLK MÜDAHALE...

20 Ağustos 2008

Hava çok sıcak.

Kamp kafeteryasından su almak için sıra bekliyorum.Aniden önümde bir kalabalık beliriyor.Telaşlı insanlar ,bağıran kadınlar , bir adam kucağında iki ya da üç yaşlarında bir çocuk ile koşuyor…

Üzerine bir tepsi çay dökülmüş.Çocuk can havliyle acısından öyle ağlıyor ki...

Ben şoka girmiş bir vaziyette çocuğa bakıyorum, yanmanın etkisiyle derisi kalkmış. :(

-- Su, su diye bağırdığımı hatırlıyorum.


Genç bir adam –Bir dakika bir dakika su olmaz!!!
Ben ilk yardım kursu aldım kesinlikle buz koymalıyız dedi. 

–Hayır !! Buz olmaz deriye yapışır desemde kimse beni o panikte dinlemedi.

Yanıktan çok korkarım.Ev kazalarında (özellikle yemek yaparken ) defalarca bu tecrübeyi yaşadım,doktorlara bu konuyu defalarca danıştım.Uzmanı doktor buzu kesinlikle tavsiye etmedi.

Olayın devamında ambulans geldi çocuğu götürdüler.Annelik içgüdüsüyle bir hayli ağladım..İlk yardım kursu alan beyle kısa bir süre sonra tekrar karşılaştık 

–ben söylemiş olayım “ buzu bir bezin arasına koyarak” uygulayacaksınız dedi.Yinede beni ikna edemedi.

Şimdi emin olmak adına ve sizinde aklınızda bulunması gerektiğini düşünerek internette yaptığım küçük bir araştırmayı aynen aktarıyorum.Tabiki hiçbirimizin başına gelmemesi dileğiyle…



Yanıklarda ilk müdahale nasıl yapılmalı?

Deri bir kaç fonksiyonu bir arada bulundurur;
1.Enfeksiyona karşı engel oluşturur
2.Altında bulundurduğu organ ve dokuları korur
3.Vücut ısısının korunmasını sağlar
4.Sıcak,soğuk,ağrı ve dokunma duyularını taşır
5.Vücut çıkartılarının uzaklaştırılması için bir yol oluşturur. Organizmanın bölgesel olarak ateş,buhar,sıcak cisimler ile karşılaşması sonucu gelişen doku harabiyetidir. Zararın derecesini bildiren sınıflandırmada yanığın derinliği, vücudun ne kadarının etkilendiği ve yanık bölgenin yeri göz önünde bulundurulur.

Buna göre 1.derece yanık ( yüzeyel yanık ) ; Cilt kuru,kızarık ve hafif şiş görülür.Ağrılıdır ve çok hassastır.Orta dereceli güneş yanıkları buna örnektir.

2.derece yanık (kısmi kat yanık ) ; Cilt kızarık ve nemli görünür.Bül denen içi sıvı dolu kesecikler oluşmuştur.Çok ağrılıdır.Ateşle direkt temas,sıcak sıvı veya cisim yanıkları,kimyasal madde veya güneş yanıkları ikinci derece yanığa yol açabilir.

3.derece yanık (tam kat yanık) ; cildin tüm tabakalarını etkileyip cilt altı dokudan kas, kemik ve organlara dek inmiş yanıklardır. Cilt kuru, serttir, elastikiyetini kaybetmiştir, mumsu görünümde olabilir.Koyu kahverenginden siyaha dek renk alabilir, ağrısızdır.En çok patlama ile oluşmuş yangınlarda ve alevlerle sınırlanmış ortamda kalan kişilerde veya elektrik çarpmaları ile oluşur.

İlk yardım
1.Hastayı yanık kaynağından uzaklaştırıp yanmayı durdurmak.
2.İlk yardım için uygulamaları başlatmak;öncelikle hastanın yaşamsal belirtilerini hızla değerlendirip öncelik belirlemek
3.Yanık bölge ile ilgilenmenin yeterli olduğu kararı verildikten sonra birinci derece yanıklarda soğuk su ile soğutmak.Bu işlem akan soğuk su ile veya su dolu bir kapta 5-10 dakika tutmak ile yapılır. Ağızdan ağrı kesici ilaçlar alınabilir. Ağrı kesici kremler kimi kişilerde alerjik reaksiyona yol açabileceğinden dikkatli kullanılmalıdır. Bu tip yüzeysel yanıklar 48 saat içinde kendiliğinden iyileşir; bu sürenin sonunda kırmızılık ve ağrı devam ediyorsa bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. İkinci derece yanıklarda yanık bölgeyi soğuk suyla ıslatmak ve ya soğuk suyla dolu kapta bekletmek uygundur. Kol ve bacaklarda yanık varsa kalp seviyesinden yukarıda tutmak gerekir. Varsa takı, giysi ve diğer aksesuarları çıkartmak gerekir. Cilde bulaşmış yağ,gaz gibi yabancı maddeler sabunlu su ile dikkatlice temizlenebilir. Yanık alanı temiz bir örtüyle kapatmalıdır. Üçüncü derece yanıklarda hastayı alandan uzaklaştırıp kısaca soğutmasını yaptıktan sonra mümkün olan en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna ulaştırmak gerekir.

UNUTMAYINIZ !
1.Yaraları soğutmak için buz kullanılmaz; duyu azalmasına yol açıp donuk oluşturabilir. 

2.Yaranın üzerine yapışmış giysiler sökülmemelidir, etrafı kesilip o bölge bırakılır.

3.Asla diş macunu, krem, yağ, salça gibi maddeler sürülmez.
kaynak: bebek.combebe